ORTADOĞUDA NELER OLUYOR

Merhaba değerli dostlar! Ülke olarak Ortadoğu’nun neresindeyiz? sizce Ortadoğu devletleri Ülkemize güveniyor mu? Veya ne kadar güveniyor… Ortadoğu halkı ülkemiz vatandaşlarını ne kadar seviyor? On yıl önce Türkiye olarak Ortadoğu’ nun neresinde idik şimdi neresindeyiz? 
Değerli dostlar on yıl önce bir yakınım hacca gitmiş ve giderken orada harcayacağı parayı dolara çevirerek gitmişti. Geldiği zaman sormuştum kendisine bizim paramız geçmiyor mu orada diye; bana demişti ki Türk parasının yüzüne bile bakmıyorlar paramızı uzatınca <> diye yüzümüze atıyorlar demişti. Ama şimdi Suudi Arabistan’da döviz bürolarında euro, dolar ve Türk parası camlara yapışıyor. İki yıl önce Suudi Arabistan’ da yaşadığımız bir olayı anlatmak istiyorum sizlere. Medine’de bir iş için polis merkezini ararken kırmızı ışıkta Medineli birine sorduk polis merkezini kendilerini takip etmemizi söyleyip yaklaşık 15-20 dakika gittikten sonra polis merkezini bulmuştuk. İşimizi bitirip dışarı çıktığımızda bizi getiren Medineli’nin dışarıda bizi beklediğini gördük. Bizim Türk olduğumuzu anlayıp beklemişler. Bizi yemeğe götürmek için ısrar ettiler. Önceleri gitmek istemedik fakat çok ısrar edince peki dedik. Onlar iki kişilerdi biz ise altı kişi idik. Yaklaşık yarım saat kadar onlar önde biz arkada gittikten sonra bir restorana gitmeyi beklerken adamlar bizi evlerine götürdüler. Adamlar uzay bilimcisi imiş. Son güneş tutulmasında ülkemize gelmişler. Çok memnun kaldıklarını söylediler, İslam ülkelerinin liderliğini yapacak tek ülkenin Türkiye olabileceğini; işleri dolayısı ile bütün dünyayı dolaştıklarını, Müslüman ülkelerin yüzde doksandokuzunun aynı şeyi düşündüğünü söylerken ülkemize hayranlıklarını öyle anlatıyorlardı ki gözlerinin içi gülüyordu. Bir örnekte komşumuz Suriye’den anlatmak istiyorum: gene bir Suriye gezisinde Halep’te otobüsümüzün lastiği yarılmış, kullanılamaz hale gelmişti. Yolculara serbest zaman verip lastikçiye gittik. Sıkı bir pazarlıktan sonra lastiğin tamirini 300 Suriye parasına anlaştık. Lastiğimiz yapılırken Türk olduğumuzu öğrenen işyeri sahibi ile koyu bir sohbet başlıyor bize hem ülkemizi ve Başbakanımızı hayran hayran anlatıyor. Kendi tabiri ile ‘’Evde televizyon seyrederken Erduğan çıktığı zaman herkes susuyor ve hayranlıkla ne diyecek diye bakıyor’’ diyor. Birlik olun, birlik olalım İslam dünyası Türkiye’nin liderliğinde birleşelim diyor. Hem de bunun sadece kendi düşüncesi olmadığını, neredeyse bütün Arap dünyasının aynı şeyi düşündüğünü anlatıyor. İşimiz bitip parayı veriyor ve tam çıkarken adam arkamızdan bağırarak. Durun! Diyor ‘’ Erduğanın hatrına 50 daha almıyorum’’ diyerek 50 suri yi bize iade ediyor.
Bakıyoruz son yıllarda Ortadoğu ülkeleri ile birbir vize anlaşmaları yapıyor, ticaret anlaşmaları imzalıyoruz, Ortadoğu’nun gözbebeği olan ülkemiz bu ülkelerin barış elçisi durumuna geliyor. Örnek alınan bir ülke haline geliyor. Avrupa birliğinin bazı ülkeleri Türkiye’nin birliğe alınmasında durmadan önümüze engeller koyarken, Türkiye’nin Ortadoğuya yöneldiğini görünce bir kıvılcım başlıyor Ortadoğuda. 
Ortadoğu’da neler oluyor? Bakar mısınız neredeyse bütün Ortadoğu karışık durumda bu ülkelerin insanları gerçekten de demokrasi mi istiyor, yoksa birilerinin oyununa mı geliyor. Kim karıştırıyor bu ülkeleri, bu karışıklık daha nereye kadar gidecek, Mısır’dan başladı Tunus, Lübnan, Libya, Yemen, Bahreyn, yavaş yavaş Suriye, arkasından Suudi Arabistan. Farkında mısınız hepsi Müslüman ülkeler ve hepsinin son yıllarda ülkemiz ile arasından su sızmıyor. Suudi Arabistan hariç neredeyse bu ülkelerin hiç biri ile artık aramızda vize uygulanmıyor. İran’ı karıştırmayı başaramayan sömürgeci devletler önce süper güç olma yolundaki ülkemizin Avrupa birliğine girmesinin yoluna çıkıyor, sonra Ortadoğu ülkelerinin gözbebeği olarak gördüğü ülkemiz ile aralarının çok iyi olduğunu görünce ortalığı karıştırmaya başlıyorlar. bu ülkelerin karışmasından kim çıkar sağlıyor? Görünen köy kılavuz istemez. 
Değerli dostlar açalım gözlerimizi bu Türkiye ve İslam düşmanı ülkeler önce İslami terör diye bişey çıkardılar, son yıllarda bu tezleri yavaş yavaş çürümeye başlayınca da İslam ülkelerinde iç karışıklık çıkarmaya başladılar. Sözde müdahaleye Lübnan’dan başladılar. Neymiş efendim Kaddafi rejimi bitecek, tamam belki Kaddafi sütten çıkmış ak kaşık değil ama sanane bundan sıkıyorsa İsrail ile Filistin arasındaki kargaşaya müdahale etsene… etmezler çünkü orada petrol yok. Çünkü orada zaten Müslümanlar eziliyor. Oraya müdahale edince pışpışlayarak büyüttükleri İsrail ile karşı karşıya gelecekler. Söylenecek daha çok şey var ama her söz de her yerde söylenmiyor işte.
Neyse dostlar gelecek sayımızda görüşmek dileği ile Gazete ve televizyonlarda savaş değil barış, hüzün değil mutluluk, kavga değil hep eğlence haberleri görmek dileği ile hayırlısından bol yağmurlu bir nisan ayı dilerim. Allah yar ve yardımcımız olsun. Sağlıcakla kalın.

NİSAN 2011

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail
0Shares

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: