SURİYE İZLENİMLERİ 1

Merhaba değerli dostlar bu sayımızda sizleri Suriye’ye, tarihimizde uğruna savaşlar yapılan verimli Mezopotamya topraklarına götüreceğim. İkindi üzeri saat 16:00 gibi Konya dan hareket ediyoruz ve yaklaşık sekiz saat sonra sınır kapısında oluyoruz. Pasaport işlemlerinden sonra Suriye’ye geçmiş oluyoruz, bu arada malum Suriye’ye gitmek için artık vizeye gerek yok. Pasaportumuzun üç aylık bir geçerlilik süresi olması yeterli. Tabii gezimizi zorlanmadan yapabilmemiz için Suriye’ye geçince Türkçe bilen rehberimizide alıyoruz. Bugün Suriye’nin başkenti Dumeskus (Şam)ı gezeceğiz. Yol üzerinde yaptığımız kahvaltıdan sonra Şam a ulaşıyoruz. Şam da gezimize Muhittin Arabii türbesi ve camii ni ziyaret ederek başlıyoruz. Yeri gelmişken sizlere Muhiddin Arabii den bahsetmek istiyorum. Muhiddin Arabii Şam da bulunan bir camii de din görevlisidir. O dönemde insanlar o kadar paraya düşkün ki ibadetlerini ikinci sırada tutuyorlar. Büyük Allah dostu Muhiddin Arabii birgün Cuma hutbesinde der ki ‘sizin taptıklarınız benim ayaklarımın altındadır. Bırakın onu Allah’a dönün’ der. Fakat halk bunu anlamaz veya anlamak istemez ve Muhiddin Arabii hakkında idam kararı çıkartırlar. Muhiddin Arabii o zaman der ki ‘siz beni Sin Şın a girdiği zaman anlarsınız ama beni kaybetmiş olursunuz’ der ve idam edilir. Zaman geçer Sultan Süleyman şam’ı feth eder ve rüyasında Muhiddin arabii yi görür. Araştırır soruşturur ve Muhiddin Arabii’nin hutbe okuduğu yerin altını kazdırır. Ve küpler dolusu altın bulur. İşte Şam halkı o zaman Muhiddin Arabii nin ne demek istediğini anlar. Sultan Süleyman oraya bir türbe ve camii yaptırır. O camii aynı zamanda günümüzde medrese olarak ta hizmet vermektedir ve yemek vakitlerinde camii ye gelen tüm ihtiyaç sahiplerine ve ziyaretçilere yemek veriliyor. Gittiğimiz bir Cuma akşamı bize de bir ekmek arası köfte nasip olmuştu. O müthiş lezzetli ekmek arası köfteyi yerken bir şeye şahit olmuştum. Ekmeği ve malzemeyi görüyoruz. Şimdi yetmeyecek diyoruz fakat oradaki herkese yettiği halde hala ekmek ve malzeme bitmiyor.
Muhiddin Arabii yi ziyaret ettikten sonra bir başka ziyaret yerimiz olan Hz. Ali nin kızı Hz. Zeynep in türbesine geçiyoruz. Ama buraya geçerken yolumuzun üstünde Osmanlı hicaz demiryolu raylarını ve hala dimdik ayakta duran Osmanlı tren istasyonu nu görüyoruz. Daha sonra O muhteşem görüntüsü ve kubbesinde beş ton altın bulunan Hz. Zeynep in türbesine varıyoruz. Türbede çoğunlukla İran lı ziyaretçilerle karşılaşıyoruz. Hele aşure ayında iseniz televizyonda izlediğimiz caferii lerin zincirlerle kendilerine vurarak ilahiler söylediğine şahit olabilirsiniz. Türbenin içi gümüş ve kristal avizelerle müthiş bir süslemeye sahip. Türbenin içinde namaz kılan iran lıların secde ettiği kerbela da Hz. Hüseyin nin şehit edildiği yerden getirilen topraklardan yapılan yuvarlak taşları görürsünüz. Çünkü İranlı şii ler kerbela topraklarına secde ediyorlar. Eğer bunlarla Türkiye de bile karşılaşırsanız ceplerinde bu topraklardan yapılmış yuvarlak taşları görebilirsiniz. 
Hz. Zeynep’in türbesini ziyaret ettikten sonra bir başka ziyaret yerimiz olan Emeviye camii’ne geçiyoruz. Aracımızdan indikten sonra bu muhteşem camii’ye ulaşmak için hala dimdik ayakta duran gene muhteşem bir Osmanlı eseri olan, Sultan Abdülhamit Han’ın yaptırdığı Şam’ın en büyük ve uzun çarşısı olan Hamidiye kapalı çarşısını geçmemiz gerekiyor. Sağlı sollu birçok giyim ve kozmetik mağazalarının bulunduğu bu çarşıda yürürken bir dondurmacı ile karşılaşıyoruz. Şam’ın en ünlü dondurmacısı olan bu dondurmacıdan, dondurma alabilmek için sıraya girmeniz gerekiyor. Dondurmayı yedikten sonra bizim Maraş dondurmasını neredeyse aratmadığını görüyoruz. Çarşıda yürürken alışveriş imkanı da buluyoruz. Alışveriş demişken bizim 1 liramız 30 suri (Suriye parası) yapıyor. Suriye’de son dönemlerde alışveriş yaparken mutlaka pazarlık yapmanız gerekiyor çünkü alacağınız eşyanın değerinin neredeyse 3-4 misli fazlasını söylüyorlar. 

Değerli dostlar önümüzdeki sayılarımızda sizlerle birlikte Hamidiye çarşısını, Emeviye camii’ni ve Suriye’nin başkenti Şam’ı gezmeye kaldığımız yerden devam edeceğiz. Şimdiden önümüzdeki kurban bayramınızı en içten dileklerimle tebrik eder bol kazançlı bir kasım ayı dilerim. Allah yar ve yardımcınız olsun. 

KASIM 2010

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail
0Shares

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: