İSTANBUL’UN DOĞAL GÜZELLİKLERİ

 

Boğaziçi

Kıyısına adeta dantel gibi işlenmiş sarayları, köşkleri, kasırları, inci gerdanlık gibi duran köprüleri ve yalılarıyla doyumsuz bir manzaraya sahip Boğaziçi. Geçmişte saltanat kayıklarının gezindiği, günümüzde ise gezinti teknelerinden yansıyan nağmeler eşliğinde su ile ışığın esrarlı pırıltıları altında gündüzü ayrı, gecesi ayrı, yazı, kışı, baharı … ayrı güzeldir Boğaziçi’nin.

 

Çamlıca

İstanbul’un en tanınmış mesire yerlerinden ve kentin en yüksek noktalarından birisi olan Çamlıca, Anadolu yakasında Üsküdar İlçesi sınırları içerisinde yer alır.

Aynı anda Boğaziçi’nin iki yakası ile Adalar ve Marmara Denizi’nin görülebildiği Çamlıca tepelerinden, özellikle gün doğuşu ve batışını seyretmek doyumsuz bir zevktir.

Büyük Çamlıca Tepesi’nde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen Osmanlı mimarisine uygun, pavyon ve köşklerden oluşan restoran ve kafeterya bulunur.

 

Yıldız Parkı

Beşiktaş İlçesi sınırları içerisinde, Yıldız Sarayı ile Çırağan Caddesi arasında yer alır. Çırağan Sarayı’nın karşısındaki bu parkın içinde, Malta köşkü ve Çadır Köşkü adı altında iki tarihi köşk bulunur.

1930’larda üçe bölünerek; tepe kısmındaki yapılar Harp Akademisi’ne ayrıldı (1978’de Kültür Bakanlığı’na bırakıldı), yine duvarın arkasında kuzey yönünde yer alan Şale Köşkü TBMM’ne bırakıldı. Duvarın deniz tarafındaki koruluk ile içindeki Çadır ve Malta Köşkleri ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne verildi.

Önce Çırağan Sarayı’nın arka bahçesi, 1877’den itibaren Yıldız Sarayı’nın dış koruluğu olan yeşillik, 1940’tan sonra Yıldız Parkı olarak adlandırıldı.

 

Belgrad Ormanları

İstanbul’un kuzeyinde, Sarıyer sınırları içerisinde bulunan ve mesire amaçlı kullanılan alan, Karadeniz kıyılarına 4,2 km. kadar yaklaşır.

Yüzölçümü 5 bin 300 hektar olan bölgenin en yüksek yeri 230 metrelik Kartaltepe’dir. Ormanlık alanda ağırlıklı olarak meşe, gürgen, kayın ve kestane ağaçları bulunur.

Belgrad Ormanları’nda şehrin su ihtiyacını karşılamak için Osmanlı döneminde inşa edilmiş yedi adet bent bulunur. Bu su bentleri; Kömürcü Bent (1620), Büyük Bent (1724), Topuzlu Bendi (1750),  Ayvad Bendi (1765), Valide Bendi (1796), Kirazlı Bent (1818) ve 2. Sultan Mahmut Bentleri (1839) olarak adlandırılır.

Bölgeye, Belgrad Ormanları adı, Kanuni Sultan Süleyman’ın Belgrad Seferi’nden dönerken getirdiği esirleri buraya yerleştirmesinden dolayı verilmiş. Esirlerin yerleştirildiği “Petra Köyü” 1898’de kaldırılmıştır.

 

Adalar

Adalar; İstanbul’un Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada, Sedefadası, Sivriada, Yassıada, Kaşık Adası ve Tavşan Adası adlarında 9 adadan oluşan ilçesi.

Merkezi Büyükada olan Adalar İlçesi, Büyükada’daki Maden Mahallesi ve Nizam Mahallesi, Kınalıada Mahallesi, Burgazadası Mahallesi, Heybeliada Mahallesi olmak üzere 5 mahalleden oluşur.

Adalar’ın İstanbul’a uzaklıkları, en yakın Kınalıada, en uzak Tavşanadası olmak üzere 7 deniz miliyle 13,5 deniz mili (25 km) arasında değişir. Adalar’a ilk vapur seferleri Galata Köprüsü’nden 1846 yılında başlamış. Günümüzde Kabataş, Kadıköy ve Bostancı’dan sürekli deniz yolu bağlantısı bulunuyor.

 

Ortaköy

Ortaköy, İstanbul Boğazı’nın kıyısında, Beşiktaş ilçesine bağlı bir semttir. Kumpircilerin olduğu meydanı meşhurdur. Ortaköy Camii semtin sembolüdür.

Osmanlı Dönemi’nden beri ilgi çeken bölge, bugün Çırağan Sarayı, Kabataş Erkek Lisesi, cami-kilise-sinagog, çarşı, kafeterya, denize nazır çay bahçeleri ve restoranlarıyla tam bir kültür merkezi konumunda.

 

Şile

Karadeniz kıyısındaki ilçe, günübirlik veya kısa süreli iç turizmin gözde mekanlarından biridir. Özellikle hafta sonları denize girmek isteyen İstanbulluların tercih ettiği sayfiye yöresi olan Şile, sadece temiz deniziyle değil akarsuları ve zengin bitki örtüsüyle de tabiatla başbaşa kalmaktan hoşlananlar için hoş bir tatil imkanı sunuyor.

Sarkıt ve dikitleriyle ilgi çeken Sofular Mağarası da, turistler için yöreyi ilginç kılmaktadır.

 

Polonezköy

18. yüzyılda politik nedenlerle Osmanlı Devleti’ne sığınan Polonyalılar tarafından oluşturulan Polonezköy, İstanbul’un Anadolu yakasında Beykoz’dan Şile’ye giden yol üzerinde yeralır.

Köyün ziyaretçilerine sunduğu en büyük hediyesi sahip olduğu doğal güzellikleri ve oksijen dolu havasıdır. Yörede ziyaretçiler için yeterli sayıda restoran, motel ve pansiyon bulunuyor.

 

Aydos Ormanı

Bu mesire alanına bir pazar günü gidebilir, ”kendin pişir kendin ye” kısmından faydalanarak açık havada mangal yakmanın keyfini çıkarabilirsiniz. 6 bin 620 metrekare genişliğindeki bu yeşil alan da isterseniz tek başınıza isterseniz grup halinde yürüyüş, koşu, bisiklet gibi eğlenceli aktiviteler yapabilirsiniz.

 

Piyer Loti

Eyüp sırtlarında 19. yüzyıldan buyana varlığını koruyan, ünlü Fransız yazar Piyer Loti tarafından sık sık ziyaret edildiği için onun adıyla anılan kahvehanedir.

Kahvehaneyi günümüze kadar popüler kılan yönü, sahip olduğu eşsiz konumudur. Haliç panoramasına ve arka planda İstanbul’un büyülü siluetine hakim olan tesis, yerli ve özellikle yabancı ziyaretçilerin vazgeçilmez uğrak yerlerindendir.

Şark kahvehaneleri stilinde döşenmiş bugünkü Piyer Loti’nin etrafında turistik eşya satan çeşitli dükkanlar yeralıyor.

 

Kilyos

İstanbul’a 30 km mesafedeki bu şirin köyün yerleşimi çok eskilere dayanır. Köye ulaştığınızda göze ilk çarpan tarihi bina, Cenevizliler döneminde yapıldığı bilinen kalesi oluyor. Askeri saha içinde kalan kale, Sultan II. Mahmut zamanında restore edilmiş. Ortasında bir sarnıç bulunuyor. Kemerli, korunaklı muhafız bölümleri aynen korunmuş olan taş yapı, II. Dünya savaşında Boğazların korunmasına yönelik de kullanılmış.

Burçlarında, 19. yüzyıl Krupp Kamalı çelik top ile kale içinde 8 ayrı top sergileniyor. Köydeki diğer tarihi yapılar arasında, İngilizlerin İstanbul’u işgali ettiklerinde Boğaz girişini kontrol etmek amacıyla yaptıkları eski tahlisiye binaları, kayıkhane, iskele, köprü ve çeşmeler yeralıyor.

 

Ormanlı Köyü

Çatalca’nın Karadeniz sahilinde denize 3.5 km, Çatalca’ya 38, İstanbul’a 90 km uzaklıkta, Terkos Gölü’nün batısında yer alan Ormanlı Köyü’nün tarihi, 500 yıl öncesine dayanır. Bölgedeki orman alanının fazla olması ve insanların da geçimini ormancılıktan sağlaması nedeniyle bu isim verilmiş.

Balkan harbi ve 1.Dünya Savaşı sırasında İstanbul’un savunmasında önemli yer tutmuş bölge, 2.Dünya Savaşı öncesindeki hazırlıklarda da stratajik önemiyle dikkat çekmiştir.

 

Kemerburgaz

Eyüp İlçesi’ne bağlı bucak merkezi. Eskilerin Burgaz dediği Kemerburgaz, 90’lı yıllardan sonra yapılmaya başlanan villalarla İstanbul zenginlerinin çekim merkezi haline gelmiş.

Kuzeyinde Çiftalan Köyü, doğusunda Bahçeköy ve Sarıyer, batısında Pirinççi ve Habipler, güneyinde ise Hasdal ve Alibeyköy bulunur.

 

Yalıköy

Karadeniz kıyısında kurulmuş eski bir Rum köyü. İlk adı Türkçe de potin ya da çizme demek olan “Podima”, kısa dönemlerde de Geyikli, Işıklar, Beyaz Kum diye de anılmış. Tarihi bundan 200-250 yıl öncesine kadar dayanır.

Geçmişte korsanların, yan kesicilerin, kara para sahiplerinin bir eğlence merkezi olarak kullanılan Yalıköy’ün evlerinin tamamına yakınının alt katları ticarethane olarak işlev görmüş.

1913 yılında Yalıköy’ de ikamet eden Rumlarla Balkan Türkleri mübadele edilmiş, bu mübadele sonucunda 60 hane Rumlardan kalan bu evlere yerleştirilmiştir. İlk kurulduğunda 60 haneli olan köy, günümüzde yaklaşık 3 bin nüfusa sahip.

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: