Emeklinin Aritmetiği: Bir Dev Devrilir mi, Uyur mu?

Siyaset matematiği bazen en karmaşık denklemleri bile tek bir toplama işlemiyle çözer. Gelin, Türkiye’nin en büyük “sessiz ordusunun” rakamlarına birlikte bakalım.

Bugün Türkiye’de 16 milyon 850 bin emekli var. Bu rakamı,yaklaşık olarak 58 milyon olan seçmen sayısıyla kıyasladığımızda karşımıza dehşet verici bir tablo çıkıyor: Emeklilerin yaklaşık %75’inin evli olduğunu ve eşleriyle birlikte sandığa gittiğini varsayarsak, bu kitle doğrudan 29,5 milyon seçmen demek. Yani, toplam seçmenin yarısından fazlası!

Siyasi literatürde bu büyüklükteki bir grup, sadece iktidarı değiştirmekle kalmaz; yeni bir rejim, yeni bir ekonomik model kuracak gücü elinde tutar. Ancak madalyonun diğer yüzünde, hayatın en sert gerçeği tokat gibi çarpıyor: En düşük emekli maaşı 12.500 – 19.000 TL bandında sürünürken, Konya gibi bir Anadolu şehrinde bile yaşanabilir bir evin kirası 20 bin lirayı aşmış durumda.

Şimdi sormak gerekir: Kirasını ödeyemeyen, torununa harçlık veremediği için evladının eline bakan bu dev kitle, neden kendi gücünün farkında değil?

Neden Birlik Olamıyorlar?

Emeklilerin “mağduriyet ortak paydasında” birleşememesinin birkaç temel nedeni var:

İdeolojik Kutuplaşma: Emekliler homojen bir grup değil. Tenceredeki yangın aynı olsa da, yıllardır süregelen ideolojik kamplaşmalar, “aç kalsak da safımız belli olsun” anlayışını beraberinde getiriyor. İktidar, ekonomik krizi “beka” söylemiyle perdeleyerek, tencerenin boşluğunu başka korkularla dolduruyor.
Kadercilik ve Tevekkül: Kültürel kodlarımızdaki “Devlet babadır, ne verirse razı olunur” anlayışı, hakkını arayan emekliyi “nankörlük” psikolojisine itebiliyor.
Örgütsüzlük: 16 milyon kişi var ama bu kitlenin sesini gür çıkaracak, sendikal bir güce dönüşmüş tek bir çatısı yok. Parçalanmış dernekler, cılız sesler arasında kaybolup gidiyorlar.
En acı olanı ise şu: Bu sistem, en çok prim ödeyenleri, yani devlete en çok güvenenleri cezalandırıyor. Yüksek prim ödeyenle en düşükten ödeyenin “devlet desteği” adı altında aynı maaşta (en düşük sınırda) buluşturulması, alın terine yapılmış bir hakarettir.

Gelecek Partisi Konya İl Başkanı Ahmet Arslan’ın da vurguladığı gibi; emekli maaşının asgari ücretin altında olması, bu kitlenin “yok hükmünde” sayılmasıdır. Asgari ücret “en düşük geçim” ise, emekliye bunun altını reva görmek “sen geçinme” demektir.

“Hak ediyorlar” demek ağır bir tabir olsa da, siyaset bilimi der ki: “Bir toplum, ses çıkarmadığı sürece maruz kaldığı adaletsizliği kabullenmiş sayılır.” Emekli, sandıktaki gücünü kendi mutfağındaki yangını söndürmek için kullanmadığı sürece, mevcut iktidar “nasılsa oy alıyorum” rahatlığıyla bu adaletsizliği sürdürecektir.

Emekliler kaderine boyun eğmek zorunda değil. 29 milyonluk bir irade, sadece maaş zammı değil; onurlu bir yaşam, kaliteli sağlık hizmeti ve torununa sarılırken mahcup olmayacağı bir cüzdan talep edebilir.

Sonuç olarak; Eğer 16 milyon emekli tek bir gün “Yeter!” derse, o gün Türkiye’de siyasetin dili, ekonominin rotası ve mutfağın havası değişir. Aksi takdirde, Mar-san Sanayi Sitesi’ndeki idari ve mali işler müdüründen, Hadim’deki çiftçiye kadar herkes, evladından harçlık beklediği o hüzünlü akşamlara mahkûm kalmaya devam edecektir.

Kalın sağlıcakla…

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail
0Shares

bekir

1973 YILINDA KONYA/ HADİM / AŞAĞIEŞENLER KÖYÜNDE DOĞDU. İLKOKULU AŞAĞI EŞENLER KÖYÜ İLKOKULUNDA BİTİRDİKTEN SONRA KÖYDEN 11 YAŞINDA AYRILDI. ORTAOKULU TAŞKEN İMAM HATİP LİSESİNDE BURSLU, LİSEYİ YİNE TAŞKENT İMAM HATİP LİSESİNDE DEVLET PARASIZ YATILI OLARAK OKUDU. LİSEDEN SONRA ANADOLU ÜNİVERSİTESİNDE HALKLA İLİŞKİLER OKUDU. ARDINDAN 1 YIL ÖZEL BİR PAZARLAMA ŞİRKETİNDE BÖLGE SATIŞ MÜDÜRLÜĞÜ YAPTI. 1996 YILINDA EVLENDİ VE 1997-1999 YILLARI ARASINDA ASKERLİK GÖREVİNİ LÜLEBURGAZ’ DA YAPTIKTAN SONRA KAMER HOLDİNG E BAĞLI BEYDERE UN FABRİKASI KONYA ŞUBESİNDE FİNANS SORUMLUSU OLARAK 8 YIL GÖREV YAPTI. 2008-2011 YILLARI ARASINDA TURİZM ACANTALARINDA TUR OPERATÖRÜ OLARAK ÇALIŞIRKEN AYNI ZAMANDA BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ YAŞAMBOYU EĞİTİM MERKEZİNDEN ALDIĞI 1,5 YILLIK EĞİTİMDEN SONRA TURİZMCİ YETERLİLİK SERTİFİKASI ALDI. AŞAĞI EŞENLER KÖYÜ SOSYAL KÜLTÜR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ, TAŞKENT İMAM HATİP LİSESİ MEZUNLARI VE MENSUPLARINA AİT GÖNÜL BAĞI DERNEĞİ VE KONYA TURİZM ELÇİLERİ DERNEKLERİ KURUCU YÖNETİMLERİNDE BULUNDU. MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ (MHP) KONYA / MERAM İLÇE YÖNETİMİNDE MEDYA DANIŞMANLIĞI YAPTI. MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ (MHP) KONYA İL YÖNETİMİNDE MEDYA DANIŞMANLIĞI YAPTI. SİYASET AKADEMİSİ DERNEĞİ GENEL MERKEZİ YÖNETİM KURULUNDA BASIN, İLETİŞİM VE PROTOKOLDEN SORUMLU KOMİTE BAŞKANLIĞI YAPTI. SELÇUKLU İPEKYOLU GAZETESİ SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ YAPTI. SELÇUKLU SANAYİCİ VE İŞ ADAMLARI DERNEĞİ (SELSİAD) DA MEDYA DANIŞMANI OLARAK GÖREV YAPTI. 2013-2018 YILLARI ARASINDA TÜRKİYE SEYAHAT ACENTALARI BİRLİĞİ (TÜRSAB) KONYA BYK DA MEDYA DANIŞMANI OLARAK GÖREV YAPTI. TBMM DE KONYA MİLLETVEKİLİ HASAN EKİCİ’NİN İLETİŞİM KOORDİNATÖRLÜĞÜNDE YAPYI TÜRKİYE TURİZM GAZETECİLERİ VE YAZARLARI DERNEĞİ (ATURJET) VE DÜNYA TURİZM GAZETECİLERİ VE YAZARLARI FEDERASYONU (FIJET) ÜYESİ HALEN, TURİZM VE İŞ DÜNYASINI GELİŞTİRME DERNEĞİ (TURİDER) MEDYA SORUMLULUĞU, İPEKYOLU MEDYA GENEL YAYIN YÖNETMENLİĞİ, İPEKYOLUHABER YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ, KONYA YENİGÜN GAZETESİNDE KÖŞE YAZARLIĞI, TÜRKİYE TURİZM GAZETECİLERİ VE YAZARLARI DERNEĞİ (ATURJET), DÜNYA TURİZM GAZETECİLERİ VE YAZARLARI FEDERASYONU (FIJET) KONYA TEMSİLCİLİĞİ, MAR-SAN SANAYİ SİTESİ İDARİ İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ, GELECEK PARTİSİ KONYA İLETİŞİM BAŞKANLIĞI, GELECEK PARTİSİ BÖLGE İLETİŞİM KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE KONYA İL BAŞKAN YARDIMCILIĞI GÖREVLERİNİ SÜRDÜRMEKTE. EVLİ VE 3 ÇOCUK BABASI.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: