Düğün Kültürü Bir Milletin En Büyük Hazinesidir

Sunderland, Modernleşme ile birlikte bazı ülkelerde düğünlerde giydikleri asırlık otantik gelin ve damatların yerini klasik takım elbise ile gelikliklerinide tez düzelik oluşturduğunu söyledi.

İngiliz halk bilimci Heloise Sunderland, bir milletin müziği, yemeği ve giyim ve kuşamının o milletin değerini oluşturduğunu ve en büyük hazinesi olduğunu söyledi. Düğünlerde gelin ve damadın giydiği elbiselerin o ülke insanının yaşam biçimi geçmişten günümüze süzülen evrensel değeri olduğunu belirten Sunderland, Modernleşme ile birlikte bazı ülkelerde düğünlerde giydikleri asırlık otantik gelin ve damatların yerini klasik takım elbise ile gelikliklerinide tez düzelik oluşturduğunu söyledi.

Antalya’nın Manavgat ilçesinde yerleşik yaşayan halk bilimci Sunderland, ” Turizmde kültürel ve geleneklerine sıkı sıkıya bağlı toplum ve devletlerin sürdürülebilir turizmde uzun soluklu olacaktır. ” dedi. Dünya ülkeleri arasında Danimarka’nın kırsal alan köylerinde küçükbaş hayvan besleyerek geçinen köylülerin gelinlik kızların kendi gelinlk elbiselerini kendilerinin dikerek hazırladıklarını belirten Sunderland, damatlarında yöresel damat pantolununu da koyun yününden kendilerini dikerek hazırladıklarını kaydetti.

Anadolu’da 100 yıl öncesi gelinliklerin genelde gelenelsel üç etek şeklinde olduğunu ve damatların ise efe giysileri olduğunu ifade edn İngiliz Folklor Blimci, ” Anadolu’nun çok zengin düğün kültürü var. 100 yıl öncesi Yörüklerin düğünlerinde gelin at ve deve üstünde köy meydanında dolaştırıldıktan sonra damat evine getirilirdi. Geleneklerden gelin kendi evinde kızın ağabeyi ve babasının dua okuyarak kırmızı kuşak bağlaması ve gelinin almaya gelenlere gelinin kapısının açılmaması açıldıktan sonra gelinin kaynanasının gelinin elini açması için kına yakarak sağ eline çeyrek altın bağlaması, gelin geldikten sonra damadın babasının evin kapısından girmeden kurban kesmesi ve kurbanın kanını gelin ve damadın alnına sürmesi ve Geleneği halen devam etmekte olduğunu belirten Sunderland, Son 50 yılda ise otomobille gelin almada arabanın önüne namazla koyarak ona oyuncak bebek gelinlik bağlardı. Şimdi onu kaldırdılarını kaydetti.

Sunderland, ” Mesela İskoçların düğününde damadın Kilt İsmini ve İskoç erkeklerinin giydiği etek. 650 Yıllık gelenek. İskoçya’da düğün ve balo gibi özel günlerde giyilen bu etekler aslında ulusal gururun ve aile/klan ilişkilerinin önemli bir sembolüdür. Düğün ve balo gibi özel günlerde giyilse de, ulusal gururudur. İskoçya’da Türklerde gelin damadın evine geldiğinde evinde bereket olsun diye attıkları buğday ve bozuk para atımı, İskoçya’da gelinin her türlü zorluğun üstesinden gelmesi için domates salçası ile yumurta karıştırarak gelinin üzerine atılır. Gelin damadın evinin meydanında salça dökülmüş gelinliğiyle dolaştırıldıktan sonra evin önüne gelirler. Gelin ve damat bir ömür boyu mütevazi yaşamak evden içeri girmeden birbirinin ayaklarını yıkarlar. ” diye konuştu.

Sunderland, Türkiye’nin düğün ve müzik kültürünü yerelden evrensele taşımış 2 büyük halk(folklor) bilimcisi olduğunu bununda Hamit Çine ile Talip Özkan olduğunu sözlerine ekledi.

ABDURRAHMAN BÜYÜKKESKIN

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail
0Shares

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0Shares