Türkiye’de kaç tane Ayasofya var?

İstanbul’un simgelerinden olan Ayasofya sadece İstanbul’da mı var? Hayır aslında Ayasofya Türkiye’nin bir çok ilinde bulunmaktadır işte Türkiye’deki Ayasofyalar:

İstanbul

İstanbul’da tarihi bir müze. Bizans İmparatoru I. Jüstinyen tarafından MS 532 – 537 yılları arasında İstanbul’un tarihi yarımadasındaki eski şehir merkezine inşa ettirilmiş bazilika planlı bir patrik katedrali olup, 1453 yılında İstanbul’un Türkler tarafından alınmasından sonra, Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülmüştür. 1935 yılından beri ise müze olarak hizmet vermektedir.[3][4] Ayasofya, mimari bakımdan, bazilika planı ile merkezî planı birleştiren, kubbeli bazilika tipinde bir yapı olup kubbe geçişi ve taşıyıcı sistem özellikleriyle mimarlık tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak ele alınır.

İstanbul Küçük Ayasofya

Ayasofya Müzesi’nin yanı sıra, Küçük Ayasofya semtinde, demiryolunun kenarında da bir Ayasofya bulunuyor. İmparator Iustinianos tarafından 536’da inşa ettirilen yapı, 15. yüzyılda II. Bayezid döneminde Küçük Ayasofya Camii olarak adlandırılmıştır. Prokopios, İmparator Iustinianos’un kendi sarayının bulunduğu yerde önce Petros ve Pavlos adında bir kilise inşa ettirdiğini, daha sonra da bitişiğine Sergios ve Bakhos adında ikinci bir kilise inşa ettirdiğini anlatır. Aynı zamanda bu kiliselerin gi-rişlerinin ortak olduğunu da belirtir.

Edirne

Kaleiçi’ndeki Ayasofya Kilisesi, Enez’in Osmanlı tarafından alınmasından sonra II. Mehmet tarafından camiye çevrilmiş. 1962’ye kadar cami olarak kullanılan yapının çatısı ve bazı duvarları 1965 depreminde çöktü.

Kırklareli

Vize ilçesindeki Küçük Ayasofya ya da Gazi Süleyman Paşa Camii olarak bilinen yapı, orijinal hali büyük ölçüde korunmuş bir Doğu Roma kilisesi. Yapının ilk olarak hangi tarihte inşa edildiği bilinmiyor ancak yapılan arkeolojik kazılara göre 5. ya da 6. yüzyılda inşa edilmiş bir bazilikanın temelleri üzerine kurulduğu tahmin ediliyor. İlk kez 19. yüzyıla ait belgelerde Ayasofya Camii olarak anılan yapının Doğu Roma dönemindeki adı ise tam olarak bilinmiyor. Kiliseye Ayasofya adını Vizeli Rumların verdiği sanılıyor.

Trabzon

Trabzon’un Fatih Mahallesi’ndeki Ayasofya Müzesi, kent surlarının yaklaşık iki kilometre dışında bulunuyor. Bir manastır olduğu bilinen yapının sadece ana kilisesi ve çan kulesi günümüze ulaşmış durumda. 1964’te ziyarete açılan Ayasofya Müzesi’nin bakımlı ve güzel bir bahçesi de bulunuyor. Gerçek Doğu Roma İmparatoru’nun kendisi olduğunu kanıtlamak isteyen I.Manuel Kommenos’un (1238-1263) bu nedenle İstanbul’daki imparatorluk kilisesiyle aynı adı taşıyan yapıyı inşa ettirdiği sanılıyor. Ayasofya’nın 1584’te dönemin Anadolu Beylerbeyi Kürd Ali Bey tarafından camiye çevrildiği biliniyor. Manastır, Trabzon’un alınmasından yüzyıl sonrasına kadar işlevini sürdürmüş, sonrasında da camiye çevrildi.

Gümüşhane

Gümüşhane’nin Kabaköy köyünün Doğu Roma döneminde önemli bir yerleşim olduğu ve buradaki Ayasofya’nın 10. yüzyılda inşa edildiği ve episkoposluk merkezi olduğu biliniyor. 1869’da camiye çevrilen yapının üç apsisi tahtayla kapatılmış durumda ve bu bölüm halen depo olarak kullanılıyor.

Zonguldak

5. yüzyılda II.Theodosios döneminde inşa edildiği bilinen yapının Ereğli’nin alınmasından sonra Orhan Gazi tarafından camiye çevrildiği tahmin ediliyor. Günümüzde Orta Camii adıyla kullanılıyor.

Bitlis

Tatvan’ın Çekmece (Şamiran) köyünde bulunan ve yakın zamanda camiye çevrilen Ayasofya Kilisesi orijinal özelliklerini büyük ölçüde koruyor. Kilisenin sütunlarında Ermenice yazılar görülüyor. Yapının asıl adının bu olmadığı, yöre halkı tarafından Ayasofya olarak adlandırılan bir Ermeni kilisesi olduğu tahmin ediliyor.

İznik

İznik’teki en önemli tarihi yapılardan biri olan Ayasofya, Doğu Roma döneminde şehrin merkezine inşa edilmiş. Günümüzde 2,5 metre kadar yol seviyesinin altında kalan yapının yazıtı olmadığı için ilk inşa tarihi bilinmiyor ancak 6. yüzyılda İmparator Iustinianos tarafından eski bir Roma ‘gymnasium’unun üzerine yaptırıldığı sanılıyor. 8. yüzyılda onarıldığı bilinen yapı, 1065 depreminde yıkılınca zemini yükseltilerek yeniden inşa edildi.

1331’de İznik’i alan Orhan Gazi tarafından da camiye çevrildi. 2008’de yapılan restorasyonda çatısı yeniden inşa edilen yapının 18. yüzyılda kullanım dışı kaldığı tahmin ediliyor. 1960’ta müze olarak ziyarete açılan yapı, 6 Kasım 2011’de tekrar cami olarak kullanılmaya başlandı. (Dünya)

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail
0Shares

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0Shares